Airless Boya Uygulamasında Sık Yapılan Hatalar ve Çözümleri

Airless Boya Uygulamasında Sık Yapılan Hatalar ve Çözümleri
Airless sistemler, endüstriyel boyamada hız ve verim açısından en güçlü uygulama yöntemlerinden biridir. Basınçlı hava yerine yüksek hidrolik basınçla çalışan b

Airless sistemler, endüstriyel boyamada hız ve verim açısından en güçlü uygulama yöntemlerinden biridir. Basınçlı hava yerine yüksek hidrolik basınçla çalışan bu sistemler, özellikle geniş yüzeylerde mükemmel homojenlik sağlar. Ancak doğru ayarlar ve ekipman bakımı yapılmadığında, sonuç hayal kırıklığı yaratabilir. Yüzey hatalarının çoğu, boya veya tabancadan değil, uygulama parametrelerinden kaynaklanır.

Peki profesyonellerin bile bazen gözden kaçırdığı hatalar neler ve bunları nasıl önleyebiliriz?

1. Yanlış Nozul (Tip) Seçimi

Airless tabancada kullanılan meme (tip) uygulamanın kalitesini doğrudan belirler. Nozul açısı ve delik çapı, hem püskürtme desenini hem de film kalınlığını etkiler.

Yanlış seçilen meme, “portakal kabuğu” veya “dry spray” gibi yüzey hatalarına neden olabilir. Örneğin geniş yüzeylerde dar açılı meme (413 gibi) kullanmak, kaplama homojenliğini bozar; tam tersi, küçük parçalar için geniş açılı meme (619 gibi) tercih etmek boyanın akmasına yol açar.

Çözüm:

Astar uygulamalarında genellikle 517 veya 619 tipleri uygundur.

Son katlarda 411–515 aralığı daha dengelidir.

Meme aşınmışsa (yaklaşık 100–150 litre boya sonrası) püskürtme açısı bozulur, mutlaka yenilenmelidir.

2. Basınç Ayarının Hatalı Olması

Airless sistemlerde boya, 100–250 bar arası basınçla püskürtülür. Bu değer boya viskozitesine, meme çapına ve tabancanın uzaklığına göre değişir.

Basınç çok yüksek olduğunda yüzeye çarpan boya parçacıkları geri sekerek “pitting” veya “popping” denilen küçük kraterler oluşturur. Düşük basınçta ise boya yüzeye tam atomize olmadan ulaşır ve portakallı, dalgalı bir yüzey oluşur.

Çözüm:

Basıncı, atomizasyonun tam başladığı noktaya kadar yavaşça artır.

Aşırı parlaklık kaybı veya sprey sislenmesi görüyorsan basıncı düşür.

Astar uygulamalarında genellikle 140–180 bar, son katlarda 120–150 bar yeterlidir.

3. Yanlış Uzaklık ve Açıda Uygulama

Tabancayı yüzeye çok yaklaştırmak, boyanın akmasına; çok uzak tutmak ise yüzeyin kuru kalmasına neden olur. Uygulama açısı da hataların başlıca sebeplerindendir.

Tabancanın yüzeye 90° dik tutulmaması durumunda püskürtme deseninin bir tarafı daha kalın, diğer tarafı daha ince olur. Bu, özellikle metal yüzeylerde renk ton farklarına yol açabilir.

Çözüm:

Uygulama mesafesi 30–40 cm arasında olmalı.

Tabancayı yüzeye her zaman dik tut.

Eşit hızda yatay ve dikey geçişlerle iki kat uygulama yap.

4. Yetersiz Filtrasyon ve Ekipman Temizliği

Airless pompalar yüksek basınçla çalıştığı için boya içindeki küçük partiküller bile nozulu tıkayabilir. Bu da püskürtme deseninde çizgiler, lekeler veya damla izleri oluşturur.

Çözüm:

Her uygulama öncesi boya filtresini kontrol et.

Gün sonunda pompa, hortum ve tabancayı solventle mutlaka temizle.

Uzun süre kullanılmayan sistemlerde hortum içinde kalan boya kuruyarak sertleşir, mutlaka bakım yapılmalıdır.

5. Ortam Koşullarını Göz Ardı Etmek

Uygulama ortamı, yüzey kadar önemlidir. Yüksek nem veya düşük sıcaklık, solvent buharlaşmasını yavaşlatır ve “balonlaşma”, “kabarcık” veya “yumuşak film” sorunlarına neden olur. Sıcak hava ise tam tersi etki yaparak yüzeyde çok hızlı kuruma ve yüzey altı çözünme problemleri yaratır.

Çözüm:

Ortam sıcaklığı 18–25 °C, nem oranı %50 civarında olmalı.

Direkt güneş altında veya rüzgârlı ortamda uygulamadan kaçınılmalı.

Gerekirse uygulama öncesi yüzey sıcaklığı ölçülmeli (çiy noktası farkı en az 3°C olmalı).

6. Boya Viskozitesinin Uygun Olmaması

Airless sistem, yüksek viskoziteli boyalarda avantaj sağlar ama her ürünün kendi optimum akış süresi vardır. Aşırı kalın boya atomize olamaz; fazla inceltilmiş boya ise akma yapar.

Çözüm:

Üretici teknik bülteninde önerilen viskoziteye sadık kal.

Viskozite DIN4 kabı ile ölçülmeli, 25–60 saniye arası genelde uygundur.

İnceltici oranını “göz kararı” değil, ölçüyle ayarla.

7. Hatalı Katlar Arası Süre

Katlar arasında yeterli flash-off (bekleme) süresi verilmezse, alttaki film tam çözülmeden ikinci kat uygulandığı için solvent kabarcıkları oluşur. Bu da özellikle epoksi sistemlerde “pinhole” ve “blister” sorunlarına yol açar.

Çözüm:

Katlar arası süreyi üreticiye göre belirle (genelde 10–20 dakika).

Yüzey hafif matlaştıysa ikinci kat için uygundur.

Kalın film gerekiyorsa iki tek kat yerine üç ince kat uygulamak daha güvenlidir.

Sonuç

Airless sistemler, doğru kullanıldığında en ekonomik ve profesyonel kaplama yöntemidir. Ancak bu teknoloji, dikkat ve deneyim ister. Basınç, meme seçimi, viskozite ve ortam koşullarının her biri zincirin bir halkası gibidir; biri eksikse zincir kırılır.

Kısacası, yüzeyde gördüğümüz her kusur, aslında uygulama disiplininin bir hatırlatıcısıdır. Doğru parametrelerle çalışan bir airless sistemi, sadece boya değil, mühendislik hassasiyetiyle işlenmiş bir film bırakır.
Tüm Yazıları Gör Anasayfa